|
|
|
| STANDARD & POOR'S UN REASÜRANS PİYASA ANALİZİ | |
|
Analizde 2005 Kuzey Amerika Kasırga Sezonunun sektörün bilanço gücü ile nasıl aşılabildiği , 2005 yılı sonlarına doğru yeni kurulan şirketlerle sektöre 7.4 milyar dolarlık bir sermayenin girişi , Reasürörlerin bilançolarını kuvvetlendirmek amacıyla hangi risk transfer metodlarına başvurdukları ve geçmiş dönemlerde piyasaya büyük zararlar veren kronik fiyat döngüsünün önümüzdeki dönemlerde nasıl azalacağı, sektördeki birleşme ve devirler ve diğer bazı olumlu gelişmeler ele alınmıştır. Katrina, Rita ve Wilma Kasırgaları 2005 yılının kara mirası olarak anılacaktır. Bu üç kasırga, önemli bir kısmı reasürans piyasalarınca üstlenilen 80 milyar dolarlık benzeri görülmemiş bir sigortalı hasarın ana sorumlusu olmuştur. Standard& Poor's'un tahminlerine göre, 2005 yılı piyasa birleşik oranı (combined ratio) %120 civarındadır ve bu oranın 23 puanı katastrofik hasarlardan kaynaklanmaktadır. Hasarların en güncel etkisi, mali güç derecesi BBB'ye düşürülen PXRe örneğinde görülmüştür. Bunun dışında, gerek Munich Re, gerekse Everest Re, kasırgalarla ilgili hasar karşılıklarını büyük miktarda arttırma gereği duymuşlardır. 2005 yılı Avrupa reasürörleri ile Bermuda ve ABD'de faaliyet gösteren reasürörlerin talihlerinin döndüğü bir yıl olarak da değerlendirilebilir. Büyük Avrupa reasürörleri, farklı risk ve bölgelerle çeşitlendirmiş oldukları global portföylerinin sağladığı avantajla, daha evvel benzeri görülmemiş ölçekte katastrofik aktiviteye sahne olan bu yılı, birçok Bermuda şirketine kıyasla daha başarılı bir şekilde tamamlamışlardır. Aynı şekilde, portföylerini çeşitlendirebilmiş olan Bermuda şirketleri, yalnızca mal sigortalarıyla ilgili katastrofik teminatlarda yoğunlaşmış PXRe, IPC Re ve Montpelier Re gibi reasürörlere göre daha iyi sonuçlar elde etmişlerdir. Standard & Poor’s un, fırtınaların hemen ardından belirlediği öncelikli gündem maddeleri; bu afetlerin mali sonuçları, piyasaya sermaye aktarmak isteyen tarafların finansal esneklikleri, büyük hasarlara karşı yılın geri kalanı ve daha sonraki dönemler için mevcut retrosesyon teminatının yeterliliği ve maliyetinin sorgulanması ve son olarak da büyük hasarların frekansının gözle görülür şekilde artışıyla birlikte, katastrofik risklerin niteliklerinden kaynaklanan modelleme ve fiyatlandırma zorluklarıdır. Kasırgaların mali açıdan etkisi gerçekten büyük olmuştur; ancak piyasa bu etkiyle başa çıkabilmiştir. Ayrıca, halihazırda faaliyet gösteren reasürörlerin gerçekleştirdikleri sermaye artışlarının da telafi edici bir etkisi olmuş, bilançoların yeterliliğiyle ilgili endişelen ortadan kaldırmıştır. Mevcut retrosesyon teminatları ve bu teminatların maliyeti konusu Önemini korumaktadır; ancak piyasaların bu sorunun da üstesinden gelebildikleri görülmektedir. Katastrofik risk modellemeleri ve risklerin fıyatlandırılması hususunda beklenen gelişmeler ise yakından takip edilmektedir. Yüksek Fiyat Ortamından Kâr Çıkarma Fırtınaların ancak birkaç ay sonrasında yapılabilen daha derin bir analiz, risklerin isabetli bir şekilde fiyatlandırılmış olduğunu net olarak ortaya koymaktadır. Reasürans piyasaları 2001 yılından itibaren, hem fiyat, hem de anlaşma koşullarında önceki yıllara kıyasla belirgin bir iyileşmenin avantajını yaşamaktadır. 2005 yılının, Kuzey Amerika kasırga sezonunu mali gücünü büyük ölçüde muhafaza ederek atlatabilmesi, sektörün bilanço gücünü kanıtlamaktadır. Bu olumlu seyir, ABD kaza işlerinde 1997 ile 2001 arasındaki sorunlu dönem nedeniyle tutulmuş rezervlerde ortaya çıkan eksikliklerin, geçtiğimiz yılların çarpıcı karlarıyla telafi edilebileceği anlamını da taşımaktadır. Ocak 2006 yenileme dönemi, fiyat ve koşullardaki olumlu seyrin devam etmekte olduğunu göstermiştir. Ancak, büyük Avrupa reasürörleri ile Bermuda şirketleri ve Londra'da faaliyet gösteren broker piyasaları arasında bir algılayış farkı söz konusudur. Avrupalı reasürörlere göre, riske uygun şekilde yapılmış fıyatlandırma, ana branşların her birinde hedeflenen getirilere ulaşabilmek için yeterli olmuş; üstelik beklenen hasarların ve katastrofik hasar riskine maruz branşlar için gereken sermaye yükümlülüklerinin daha da yükselmesine rağmen, bu karşılıklar için belli bir marj bırakmıştır. Oysa, Ocak 2006 yenilemeleriyle ilgili daha farklı deneyimlere sahip birçok Bermuda şirketi ve Londra broker piyasası daha temkinli bir görüş ileri sürmüşlerdir. Görünüş itibarıyla, 2005 yılında gerçekleşen doğal afetlerden en çok etkilenen enerji riskleri (onshore/ offshore), ABD'nin kıyı bölgelerindeki mal sigortaları ve mal sigortalarına ilişkin retrosesyon programları gibi alanlarda, fiyatlandırma ve teminat şartlarında önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Ancak bu iyileşmeler, afetlerin gerçekleştiği bölgelerle sınırlı kalmış; diğer coğrafi alan ve branşlara yayılmamıştır. Diğer alanlarda fiyat ve şartların sabit kaldığı gözlenmektedir. Bu durum, hasarların frekans ve şiddetinin artacağına dair varsayımın hasara maruz bölge ve anlaşmalar dışında da fıyatlandırma ve teminat şartlarında önemli gelişmeler yara-tacağı beklentisiyle çelişmektedir. Fiyat ve şartlardaki olumlu gelişmelerin diğer alanlara sirayeti şu ana dek kısıtlı olmuştur. 2005 yılı Kuzey Amerika kasırga sezonundan doğrudan etkilenmiş anlaşmaların pek çoğunun yenilemesi Nisan ve Temmuz aylarından önce yapılmayacaktır; üstelik, gerek bu anlaşmalar kapsamındaki risklerin hasar geçmişleri ve gerekse ilgili modellemelerin 2005 yılında yaşananları yansıtacak şekilde revize edilmekte olduğu düşünüldüğünde, söz konusu anlaşmaların şartlarında kayda değer gelişme beklenmektedir. Sonuç olarak, Kuzey Amerika kasırga sezonunun, en azından yüksek prim uygulamalarının hakim olduğu mevcut dönemi uzatarak, piyasa genelinde yaşanabilecek büyük çapta bir fiyat düşüklüğünü engellediği söylenebilir. Sermaye Girişi Reasürans piyasaları 2005 yılı sonlarına doğru yeni kurulan şirketler aracılığıyla 7.4 milyar dolarlık bir sermayenin girişine tanık olmuştur. Bu gelişme, 2001 yılının sonlarında gerçekleşen 8.6 milyar dolarlık sermaye aktarımına paralellik göstermektedir ve halen yüksek fiyat uygulamalarının hakim olduğu piyasa koşullarında primleri düşürecek yönde bir etki yaratması beklenmektedir. Yeni şirketlerin kuruluşları 2005 yılının sonlarına sarktığı için, Ocak yenilemelerine katılımları kısıtlı ölçüde gerçekleşmiştir, fakat 2006 ve sonrasında brokerlar kanalıyla anlamlı miktarlarda kısa vadeli iş üstlenmeleri beklenmektedir. Bununla beraber, piyasada tutunabilmek amacıyla, daha yüksek ratinglere sahip reasürörlerin reddettikleri işleri kabul etmek zorunda kalabilirler. Yeni kurulan reasürans şirketlerini bekleyen diğer bir zorluk ise, mal sigortaları konusunda verdikleri katastrofık teminat için gerekli sermaye yükümlülüklerinin 2001 döneminden bu yana önemli ölçüde artması ve bu nedenle sermayedarlarının bekledikleri getirilere ulaşabilmelerinin daha da güçleşmiş olmasıdır. Standard & Poor's'a göre, bu şirketlerin bir kısmı yöneticilik vasıflarında genişlik ve derinlik anlamında üst düzey kadro ve personel istihdamı konusunda zorluklarla karşılaşabilecektir. 2001/2002 dönemi ve 2005 yılı katılımcılarının sayısı göz önünde bulundurulduğunda, piyasada mevcut deneyimli işgücünün reasürans şirketleri arasındaki dağılımı sınırlı ölçekte gerçekleşecektir. Diğer yandan, özel sermayedar ve Hedge Fonlarının reasürans piyasasına yapılan yatırımlara yönelik ilgisinin bu süre zarfında başka piyasalara kayabileceği düşünüldüğünden, söz konusu şirketlerin büyük bir kısmının muhtemelen bir veya iki yıllık süre içindeki ilk halka arz satışında elden çıkarılacağı beklenmektedir. Piyasa, 2005 yılı Eylül ayından itibaren, sermaye aktarımı konusunda farklı bir alanda daha canlılığa tanık olmaktadır. Özellikle Bermuda'da kurulmuş olan şirketler dahil pek çok reasürör, kaybettikleri sermayeyi telafi edebilmek ve kendilerini 2006 yılının zorlu piyasasında avantajlı bir şekilde konumlandırabilmek amacıyla sermaye piyasalarına başvurmaktadır. Aralarında XL Re, Endurance, Montpelier Re, IPC Re, PXRe, Transatlantic Re, Everest Re, Axis ve Partner Re'nin de bulunduğu birçok reasürör, bilançolarını kuvvetlendirmek için başta adi ve tercihli hisse senetleri olmak üzere, çeşitli bono ve borç enstrümanlarından oluşan kombinasyonları piyasaya sürmüştür. Ayrıca, PXRe'nin artan sorumluluk riskine karşı piyasaya çıkardığı katastrofîk bonolar örneğinde olduğu gibi kimi farklı risk transfer metodlarına da başvurulmaktadır. 2006 yılı için beklenen kayda değer fiyat artışları ve mevcut reasürörlerin geçtiğimiz aylar içinde sermaye piyasalarından yararlanma konusunda sergiledikleri beceriye rağmen, reasürans şirketlerinin büyük bir kısmının 2006'da risk yükümlülüklerini arttırma konusunda istekli görünmemesi ilginç bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Şirketlerin pek çoğu, 2006 yılında risk yükümlülüklerini sabit tutmayı veya azaltmayı planlamaktadır. Standard & Poor’s a göre bu durum, şirketlerin piyasayı etkileyebilecek büyük ölçekli doğal afet hasarlarının frekansının (en azından kısa ve orta vadede) yükselebileceği görüşünden yola çıkarak, bilançolarındaki dengesizliği arttırabilecek yükümlülüklerden kaçınma eğilimini yansıtmaktadır. Reasürörler ayrıca, üstlenecekleri her bir katastrofîk risk birimi için gerekli olan sermaye miktarını belirleyebilmek amacıyla, kendi modelleme çalışmalarında ek bir emniyet marjı oluşlurma yoluna gitmektedirler ki, bu da şirketlerin 2006 yılından itibaren aynı miktarda sermaye karşılığında daha az yükümlülük üstlenecekleri yönünde bir beklenti yaratmaktadır. Bu şartlar dahilinde, mevcut reasürörlerin 2006 yılında %10 ile %30 arası bir büyüme kaydedebilecekleri düşünülmektedir. Ancak, söz konusu büyümenin, yükümlülük artışı yerine, büyük ölçüde fiyatlandırma şartlarındaki iyileşmeyi yansıtacağı beklenmektedir. 2005'teki oluşum dönemiyle ilgili bir diğer gelişme ise "side-car" olgusudur. Side-car'lar, üçüncü şahıs olarak faaliyet gösteren özel yatırımcıların (özellikle Hedge Fonları) bir araya gelerek mevcut reasürörlere mal sigortaları ve diğer kısa dönemli işlerde ek reasürans kapasitesi sağlamak amacıyla oluşturdukları özel amaçlı oluşumlardır. Side-car yatırımcılarıyla reasürör arasındaki anlaşma, genellikle reasürörün kısa vadeli iş portföyünü iki veya üç yıllık doğrudan kotpar esasıyla teminat altına almaya yönelik bir oluşumdur. Önümüzdeki aylarda piyasada faaliyete geçecek side-car'ların miktarı ve bunlardan kaçının modellerde öngörülen iki veya üç yıllık sürenin sonrasında da varlığını sürdüreceği konusunda şu an için net bir yorum yapmak mümkün değildir. Ancak, bu oluşumlar piyasada özellikle kapasitenin daraldığı dönemler için cazip bir seçenek oluşturmaktadır. Ayrıca, kısa vadeli bir iş planı içerdiklerinden, fiyatların düşme eğilimi gösterdiği durumlarda, piyasada tam kapasiteyle faaliyet göstermek üzere kurulan yeni şirketlere kıyasla, uzun vadede yaratacakları rekabet daha sınırlı olacaktır. 2005 yılındaki yeni oluşumlar sayıca Standard & Poor's'un başlangıçtaki beklentilerinin ötesindedir. Bu oluşumların en azından 2006 yılı için öngörülen fiyat artışlarını kısmen sınırlayacağı muhakkaktır; orta ve uzun vadede ise fiyatlardaki düşme eğilimine katkıda bulunacakları düşünülmektedir. Birleşme ve Devirler Yeniden Gündemde Eski iş yıllarına ait karşılıkların sürekli arttırılması sebebiyle yerleşik reasürörlerin bilançolarında ortaya çıkan belirsizlik, geçtiğimiz yıllarda sektörün birleşme ve devirler konusunda isteksiz bir tutum sergilemesine neden olmuştur. Uluslararası reasürans piyasası, son iki yıldır yalnızca organik olarak veya belirli alanlardaki işlerden oluşan portföyleri üstlenmek suretiyle büyümeyi tercih etmiştir. Reasü-rörler, şirketleri bütünüyle devralmak yerine, sadece belirli bir portföye ait işlerin yenileme haklarını satın alarak kendilerini eski yıllara ilişkin hasarların sorumluluklarından muaf tutabilmektedirler. Bu ortamda, Swiss Re'nin 2005 yılı sonunda GB Insurance Solutions'u devralma niyetinde olduğunu açıklaması piyasada sürpriz etkisi yaratmıştır. Bu devrin, Swiss Re'yi uluslararası alanda en büyük reasürör yapacağı tahmin edilmektedir. GE Insurance Solutions'ın devirden önce tuttuğu karşılıkları 3.4 milyar dolarlık bir artışla güçlendirecek olması, bu şirketin rezervlerinde önümüzdeki dönemde ortaya çıkabilecek olumsuz gelişmeleri büyük ölçüde azaltacak olsa da; Standard & Poor's'a göre ana tartışma konusu, Swiss Re'nin ileride sergi leyeceği performans yönünde olmalıdır. Şirket, iş hacmini lehine çevirerek, faaliyetlerini dengelemek suretiyle, piyasa üstü bir konuma ulaşabileceği gibi; büyüklüğünün yarattığı dezavantaj nedeniyle piyasa gelişmelerini birebir yansıtan sonuçlar da elde edebilir. GE Insurance Solutions'ın portföyü her ne kadar Swiss Re'nin mevcut portföyüyle uyum sergiliyor görünse de, geçmişte piyasalarda yaşanmış devirlerle ilgili yapılan analizler, bu tür devirlerin sektör açısından olumlu sonuçlar yaratmadığını göstermektedir. Devrin nihai sonuçları muhtemelen, Swiss Re'nin ağırlıklı konumunu avantajına kullanarak piyasa geneline göre daha iyi sonuçlar elde etmesinin beklendiği bir sonraki gevşek piyasa koşullarında (soft cycle) ortaya çıkacaktır. Olumlu Gelişmeler Standard & Poor's, geçmiş dönemlerde piyasaya büyük zarar vermiş olan kronik fiyat döngüsünün önümüzdeki dönemde etkisini azaltacağı görüşündedir. Reasürans şirketlerinin faaliyet ortamı müspet bir gelişme göstermektedir. Avrupalı reasürörler açısından mevzuat yönünde olumlu adımlar atılmaktadır; risk yönetimi konusunda ilerlemeler kaydedilmiştir ve reasürörler, teknik faaliyetleri ve mali bilgileriyle ilgili açıklamalarında daha şeffaf tutumlar sergilemektedirler. Ayrıca, uzun zamandır düşük bir seyir izleyen yatırım gelirleri ve hissedar, poliçe sahibi ve brokerların beklentileri şirket yöneticilerinin önceliklerinin başında yer almakta ve performans konusunda muhtemelen daha önce hiç karşılaşılmamış yoğunlukta baskı oluşturmaktadır. Sektörün dinamik bir süreç içinde olduğu kesindir ve 2005 yılı olaylarının yansımaları çeşitli zorluklar teşkil etmeye devam edecektir. 2001 yılı Dünya Ticaret Merkezi hasarı ve 2005 Kuzey Amerika kasırga sezonunun ağır sonuçları düşünüldüğünde, son beş yıllık dönemde gerçekleşen hasar miktarının piyasa açısından sarsıcı bir etki yarattığı görülmektedir. Gerek yatırımcıların, gerekse poliçe sahiplerinin, piyasadan elde edilecek kazancın değişkenliğini ve katastrofik olaylar karşılığında alacakları tazminatın yeterliliğini sorgulamaları gerekmektedir. Modellemeler ve iş kabulü esaslarında kaydedilen gelişmeler, 2005 yılı afetleri sonrasında kesinlikle devam edecektir; ancak bunların piyasanın değişkenliğini azaltma konusunda yeterli olup olmayacağı şu an için net değildir. Bu konuda 2006 yılı ile Nisan ve Temmuz yenilemelerinin yakından izlenmesi gerekmektedir. Kaynak:Reasürör Dergisi Temmuz 2006 Sayı:61 |
|