www.nart.com.tr (ana sayfa)   nart_bülten (ana sayfa)

GROUPAMA, BAŞAK' ı ALDI

Fransız sigorta şirketi Groupama International'ın, Başak Sigorta ve Başak Emeklilik'i özelleştirmeden satın almasıyla, yabancı sermayeli şirketlerin sayısı 14'e, sigorta pazarındaki payları da yüzde 41'e yükseldi.

Geçen yılın başına kadar 44 şirketin faaliyet gösterdiği sigorta sektöründe yabancı sermayeli şirketlerin sayı 10 iken, geçen yıl önce BNP Paribas'ın TEB Sigorta'nın yarı hissesine ortak olması ardından da Fortis'in Dış Bank ile birlikte Doğan Emeklilik'i de alarak adını Fortis Emeklilik ile değiştirmesi ile yabancı sermayenin sigorta sektöründeki ağırlığı da artmaya başladı. Son olarak geçen hafta Groupama'nın özelleştirmeden Başak Sigorta, Başak Emeklilik'i almasıyla 44 şirketin faaliyet gösterdiği sigorta sektöründe, yabancı sermayeli şirketlerin sayısı da 14'e çıkmış oldu.

14 şirketten Aviva Sigorta, Aviva Hayat Emeklilik, AIG, American Life, Generali, Fortis Emeklilik olmak üzere altı tanesi yüzde yüz yabancı sermayeli şirketken, geri kalanlar ise ortaklık olarak faaliyet gösteriyorlar. 

Sektörün 2005 yılı dokuz aylık verilerine göre, sigorta pazarının yüzde 65.09'una hakim olan ilk on şirket arasında ise Axa Oyak Sigorta, Koç Allianz Sigorta, Güneş Sigorta ve Başak Sigorta olmak üzere dört yabancı sermayeli şirket bulunuyor. Bu şirketlerin Pazar payı toplamı ise yine 2005'in dokuz aylık dönemine göre yüzde 29'u buluyor. 

Son dönemde sektörde yaşanan değişimi yorumlayan sigortacılar, özellikle 2005 yılında yabancı sermayenin bankalara karşı artan ilgisinin dolaylı olarak sigorta şirketlerini de etkilediğini söylüyorlar. 2005 yılında gerçekleşen banka satın alımlarının birçoğunda sigorta şirketlerinin de önemli bir gündem maddesi olduğunu belirten sigortacılar, bu ilginin önümüzdeki dönemde de artacağının altını çizdiler. Sigortacılar, bu konuda şu açıklamaları yapıyorlar: 

"Sektör büyüdükçe yabancı sermayenin girişi de kaçınılmaz. Zaten AB müzakereleri doğrultusunda bu girişin önü de açılmaktadır. Yabancı şirketler şube açarak sektörde faaliyette bulunabileceklerdir. Sektörün büyümesine paralel olarak yabancıların ilgisi de şekillenecektir. Yabancı sermaye özellikle pazarı disipline etmesi ve know-how açısından sektör için faydalı olacaktır." 

Sigortacılar, Türk sigorta sektöründeki rekabetin yol açtığı olumsuz sonuçlardan birinin de yabancı sermayenin sektöre kuşkuyla yaklaşması olduğunu belirterek, "Ancak AB direktifleri doğrultusunda, gündemdeki likidite yükümlülüklerini yerine getirebilmek için Türk sigorta şirketlerinin ortaklıklar kurmaları ya da yabancı yatırımcılar tarafından satın alınmaları halen gündemdedir" dediler.

Yabancı sigorta şirketlerinin sermaye yapıları, pazar payları;

TSRŞB Başkanı Hulusi Taşkıran, Başak Sigorta Grubu'nun özelleştirilmesini değerlendirdi: Hem yöneticiler hem sermayedar hem de kamu, bu satıştan ders çıkarmalı

Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSRŞB) Genel Başkanı Hulusi Taşkıran, Başak Sigorta ve Başak Emeklilik'in 268 milyon dolara Groupama International tarafından satın alınmasının birçok kesime mesaj verdiğini söyledi. 

Hulusi Taşkıran, Başak Sigorta'nın sektörde ilk on şirket arasında yeraldığını ve bu özelleştirme ile şirketin değerinin 500 milyon dolar olduğunun ortaya çıktığını belirterek, "Başak sigorta ve Başak Emeklilik'in beraber öz varlığının toplamı, sigorta sektörünün toplam özvarlığı ile mukayese ediyorum, yüzde 4.70'dir. Piyasa payı olarak bakarsanız iki şirket yüzde 6.2'sine sahiptir. Aktif büyüklüğü olarak bakarsanız da 4.30'larda olduğunu görürsünüz. Yani neresinden bakarsanız bakın sigorta sektörü açısından her iki şirket de bir değerdir" dedi.

Hulusi Taşkıran, bugün sigorta sektörünün başarılı büyümesinin sonunda ulaştığı rakamın 5 milyar dolar olduğunu ifade ederek, sektörün artık ürettiği primin birkaç misli değere ulaştığını, bu özelleştirmenin de bunun çok güzel bir örneği olduğunu vurguladı. Taşkıran, şu açıklamaları yaptı: 

"268 milyon dolar sigortacılığa yeni giren bir gurup tarafından verilmedi. Sigorta ve reasürans konusunda uzmanlaşmış, yani işi bilenler tarafından bu para teklif edildi. Bu rakamların da çok büyük önemi yok. Önemli olan verdiği mesaj. Bana göre üç ayrı noktaya mesaj vermiştir bu satış. Bunların başında biz yöneticiler geliyoruz, tabii ki. Şirketlerimizin değerini anladık. Açıkçası hiç birimiz, bu şirketlerin bu kadar büyük bedelle satılacağını beklemiyorduk. İkinci mesaj, sermaye sahiplerine. Sigortacılık hep bankaların iştiraki olarak geliştiği için biraz bankacılığın gölgesinde kaldı. Bu nedenle de üvey evlat muamelesi gördü. Sermayedar da, 'sigortacılığa yapılacak yatırım ne kazandıracak ki?' kaygısını taşıyordu. Bu gelişme önemli bir gerçeği de gözler önüne serdi; hem bu sektör yatırım yapılmaya layık bir sektör, hem de yaptığınız yatırımı iyi ve sıkı takip etmeyi gerektiren sektör. Yani şirketi çayıra salamazsanız. İyi ve doğru çalışan bir sektörün ne değer ettiği bu özelleştirmede görüldü.  

Ama olaya farklı açıdan da bakmak lazım. O da, bu kadar büyük paralar ödeyip, Türkiye'ye gelen şirketlerin yanında da sizlerin, küçük hesaplarla yaşayamayacağınız. Yani, bir grup; şirkete 500 milyon dolar değer biçip, 268 milyon dolar para verip Türkiye'ye geliyorsa, yatırım yapmayan veya şirketinin sonuçlarını iyi takip etmeyen sermaye gruplarının da bu devler karşısında yaşamasını beklemek iyimserlik olur. Üçüncü mesaj kime derseniz, bence o da devlete. Eminim devlet otoritesi, bürokrasi artık bizlere başka türlü bakacaktır bundan sonra. 

Aslında burada bir başka gelişme daha var. Bu para bugünkü Başak Sigorta'ya verilmedi, geleceğine verildi. Yani, ülkenin geleceğine verildi. Bugün yılda 5-10 milyon dolar kazanayım diye 268 milyon dolar bir şirketin yarısına vermezler. Gelecekte 40-50 milyon dolar kanacağı umuduyla verirler." 

Kaynak : Dünya Gazetesi  08.02.2006

 Kapat