|
Ortaklık beklentisi Aksigorta'yı uçurdu
Uzmanlar,
Türkiye'de bankacılık dağıtım kanalına sahip olmayan büyük sigorta
gruplarının Aksigorta ile ortaklık yapabileceklerini kaydediyor.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na 13 Ocak'ta yapılan açıklamada
belirtildiği gibi Aksigorta, AvivaSA ile Exsa'nın portföyünde yer alan
Akbank hisseleri, kısmi bölünme yoluyla Sabancı Holding'e ayni sermaye
olarak konuldu. Kısmi bölünme işlemi sonucunda da Sabancı Holding'in
iştirak portföyünde yüzde 32,28 oranında yer alan Akbank hisse
senetlerinin oranı yüzde 40,75'e yükseldi. 140.4 milyon TL sermaye
artışı da Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kaydileştirildi. Aksigorta
iştirak portföyünde yüzde 49,83 oranında yer alan AvivaSA hisse
senetlerinin tamamı ise Sabancı Holding iştirak portföyüne dahil oldu.
Aksigorta hissedarlarına da Sabancı Holding yeni hisse senetleri
verildi.
% 8 pazar payına
sahip Aksigorta'nın ortaklığa hazır hale geldiği için ilgi çekici
olduğunu belirten Yapı Kredi Portföy Portföy Yöneticisi Serdar Orman,
"Aksigorta'daki hareket, sigortacılık sektörüne ivme kazandıracak"
dedi. Aksigorta, sigorta sektöründe yüzde 8,06 pazar payıyla 4. sırada
yer alıyor.
Kısmi bölünme, bir sermaye şirketinin bilançosunda yer alan
taşınmazlar ile en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak
hisseleri ya da sahip oldukları üretim veya hizmet işletmelerinin bir
veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden ayni sermaye olarak mevcut
veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi
olarak tanımlanıyor.
Kirasını
ödeyemeyene sigorta şirketleri yetişiyor
Küresel krizin
olumsuz etkileri, krize bağlı olarak işsizlik oranındaki artış ve
gelir kaybı en çok da kira ödeyenleri derinden etkiledi. Gelirlerinde
azalma yaşayan ve işten atılma korkusu yaşayan kiracıların imdadına
şimdi sigorta şirketleri yetişiyor. İşsizlik sigortası türlerinden
"kira ödeme" ürününde kiracının işsiz kalması ve ev sahibine kira
borcunu ödeyememesi durumunda ödemeyi sigorta şirketi yapıyor.
Sigorta şirketleri kira ödeme ürününü genellikle "gelir güvencesi"
ürünü içerisinde sunuyor. Gelir güvencesi ürünü kişilerin gelir
kazanma gücünü, işsizlik gibi nedenlerle kaybettikleri noktada devreye
girerek kişinin maaşının, çalışıyormuşçasına hesabına yatırılmasını ve
kişinin gelir sahibi olmasını sağlıyor. Kişi, hesabına yatan bu parayı
da istediği gibi harcıyor, yani kişi bu parayla isterse kirasını ya da
faturalarını ödüyor, isterse de alışveriş yapıyor.
Maaşa göre değişiyor
Gelir güvencesi ürününde, ödeme süreleri ve ödenecek tutarlar bireyden
bireye ve bireylerin ihtiyacına göre belirleniyor. Ödenecek gelir
tutarı, kişinin maaşına bağlı olmak üzere değişiyor. Ancak, uygulamada
genellikle bireyin maaşını aşmıyor ve net ve brüt maaşın belli bir
yüzdesi şeklinde belirleniyor. Gelir güvencesi ürününde diğer işsizlik
sigortası türlerinde olduğu gibi muafiyet ve bekleme sürelere var.
Muafiyet süresi, sigortanın başlangıcından sonra sigortalının kapsam
dışında tutulduğu
süre. Bu süre içerisinde (4-6 ay) oluşan hasar durumunda sigortalı,
sigorta sözleşmesi teminat kapsamına alınmıyor. Bekleme süresi ise
hasar durumunun oluşmasından sonra başlayan dönemdir. Sigortalı,
bekleme süresi dolduktan sonra teminat dahilindeki tazminat
ödemelerinden faydalanmaya başlıyor.
Türk sigorta sektöründe işsizlik sigortası konusunda ürün ve hizmet
sağlayan başlıca kuruluşlardan Cardif, kira ödeme ürününü, gelir
güvencesi ürünü içinde sunuyor. Kişilerin yaşam standartlarını
işsizlik durumunda dahi aynı şekilde sürdürebilmelerini sağlayan bu
ürüne ilginin oldukça yüksek olduğunu belirten Cardif yetkilileri,
2009 Ekim sonu itibariyle gelir güvencesi ürününde yaklaşık 250 bin
poliçe adedine ulaşıldığına dikkat çekiyor.
Axa şirket satın
alma peşinde
Fransız Axa
Grubu’nun iştiraki Axa Sigorta’nın Genel Müdürü Cemal Ererdi, 2010’da
sigorta sektörde bazı şirketlerde konsolidasyon olabileceğini,
kendilerinin de fırsatları değerlendireceklerini belirterek, ayrıca
Azerbaycan’da da bir şirketle ilgilendiklerini söyledi.
Axa Sigorta’nın reklam kampanyasının tanıtım toplantısının ardından
yöneltilen bir soruya Ererdi, “Ocak-mart arasında satın almak üzere
izlediğimiz iki-üç şirketin olacağını söyleyebiliriz. Ancak önplanda
olan şirketler, herkes bunlarla ilgilenecektir” diyerek şöyle devam
etti:
Azerbaycan var
“2010’da bu tür (konsolidasyon) değişimler olacaktır. Sadece
yurtiçinde değil Türkiye’yi platform yapıp Türk Cumhuriyetleri ya da
çevremizdeki olanaklara da bakıyoruz. Mesela Azerbaycan’da bir
şirketle de ilgileniyoruz. 2010’da bitirebiliriz gibi görünüyor.”
Ererdi konuşmasında, sigorta sektörünün 2009 yılında ciddi anlamda
teknik zarar elde ettiğini, 2010 yılının da çok zor geçeceğini
söyledi.
Türk Sigorta
Sektörü İstihdam Eylem Planı
Türk Sigorta
Enstitüsü Vakfı’nın (TSEV), sigorta sektöründe istihdamın sayısının ve
niteliğinin artırılması amacıyla yaptığı çalışmaları bir eylem planı
altında topladığını belirten Vakıf Müdürü Prof. Dr. Suna Özyüksel,
“Çalışma Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalarda işsizlik sorununu
çözmede finans sektörü, en etkin sektörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Gelişmiş ülkelerdeki finans sektörlerinin büyüklükleri Türkiye’deki
bankacılık ve özellikle de sigortacılık sektörünün büyüme
potansiyelini çok açık ortaya koyuyor” dedi.
İNGİLTERE-TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI
Nüfusu hemen hemen aynı olan, İngiltere ve Türkiye’deki finans
sektörlerinin durumu konusunda bir karşılaştırma yapan Prof. Dr.
Özyüksel şunları söyledi: “Bank Of England’ın verilerine göre
Avrupa’nın en gelişmiş finans sektörüne sahip ülkelerinden biri olan
İngiltere’de finans sektörünün aktif büyüklüğü 7.7 trilyon Euro (6.97
trilyon GBP) iken, Türk finans sektörünün büyüklüğü 483,6 milyar Euro
(1,06 trilyon TL) ile bu ülkenin % 6’sına karşılık geliyor.
İngiltere’de finans sektörü 1.2 milyon kişiye istihdam sağlarken,
Türkiye’de finans sektöründe 248.000 kişi çalışıyor. İki sektördeki
istihdam oranları arasında 1.000.000 kişilik bir fark söz konusu.
Rakamlar, Türk finans sektörünün istihdam potansiyelini ve işsizliğe
nasıl çare olabileceğini çok açık biçimde gösteriyor.”
Finans sektörünün içerisinde, gerek son yıllarda büyük artış gösteren
yabancı sermaye oranı, gerekse Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde yeni
çıkan mevzuatla gelişime açık bir altyapıya kavuşan sigortacılık
sektörünün, istihdamı en çok destekleyecek sektörlerin başında
geldiğini vurgulayan Özyüksel, “Sigorta sektörü, özellikle 2001
krizinden bu yana altyapısını güçlendirerek gelişimini sürdüren
bankacılık sektöründen farklı olarak, alt yapısını henüz 2007 yılında
çıkarılan Sigortacılık Kanunu ile yeni yeni güçlendirmeye başladı ve
önemli bir büyüme potansiyeline sahip. Bu büyüme aynı oranda nitelikli
yeni personel istihadımını da gerektirecektir ” şeklinde konuştu. |