|
Sigorta Brokerleri Derneğinin Düzenlediği Forumda Avrupa
Birliği Sigorta Aracıları Derneği BIPAR ın katılımı ile. Türkiye de ve Avrupa Birliğinde
Sigorta Aracılarının değerlendirildiği forum, 4 Ekim 2006
tarihinde İstanbul Teşvikiye Milli Reasürans Konferans Salonunda
gerçekleştirildi.
Sigorta aracılarının AB’deki konumu ve konuyla ilgili
Türkiye’deki gelişmelerin tartışıldığı forum, BIPAR Başkanı
David Hariri ve Direktör Nic De Maesschalck’ın da konuşmacı
olarak katıldıkları toplantı, Hazine Müsteşarlığı
Sigortacılık Genel Müdürü Ahmet Genç ve Sigorta Brokerleri
Derneği Başkanı Levent Nart’ın konuşmalarıyla başladı.
Toplantıda tüketiciye karşı şeffaflığın önemi vurgulanırken,
Avrupa’da aracıların öneminin, önümüzdeki günlerde tüketici
nezdinde daha da artacağı belirtildi.
Sigorta Brokerleri Derneği Başkanı Levent Nart, dernek ve
dernek çalışmaları hakkında bilgi vererek, meslek ve ahlak
kurallarından ödün vermeksizin çalıştıklarını ifade etti.
Derneğin 35 üyesi olduğunu, bu üyelerin pazarın yüzde 35’ini
yönlendirdiğini ve 1000’e yakın çalışanı istihdam ettiğini
belirten Nart, “BIPAR üyelik başvurumuz 2005 yılında kabul
edildi. Amacımız Avrupa aracılar dünyasındaki ve sigorta
sektöründeki tüm oluşumları takip ederek ülkemizin sigorta
sektörüne aktarmak” diye konuştu.
Ahmet Genç: Farklı
yaklaşımlarla öncü olabiliriz
Levent Nart’tan sonra söz alarak sempozyumun açılış
konuşmasını yapan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı
Sigortacılık Genel Müdürü Dr. Ahmet Genç, 2006 yılında
sigortacılık sektöründe yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Yabancıların iki yıllık sorgulama sürecinden sonra 2006
yılında hızla pazara girdiklerini dile getiren Ahmet Genç,
yeni sigorta kuruluşu talebiyle beklemekte olan bir şirket
daha olduğunu ifade etti. Yıl içinde yaşanan diğer bir
önemli gelişmenin haziran ayı sonunda Sigortacılık Kanunu
Tasarısı’nın TBMM’ye gitmesi olduğunu söyleyen Genç,
tasarının üç ayrı komisyonda görüşüldükten sonra Genel Kurul
gündemine gireceğini belirtti. Ahmet Genç şöyle konuştu:
“Devlet Destekli Tarım Sigortaları faaliyetlerinin yeni
sistemle başlaması da çok önemli bir gelişme oldu. Sistemin
başarı ve başarısızlığını ölçmek için henüz erken olsa da
gayet başarılı bir gidişat söz konusu. 2007 yılı içinde
sistemin daha hızlı bir biçimde gelişeceğine inanıyorum.”
Değişim kavramına vurgu yapan Genç, “Bizler değişimi takip
ederken izleyici olmaktan da çıkmalıyız. Hayal gücünün
sınırı yok. Değişimi izlerken farklı yaklaşımlar
geliştirerek öncü olabiliriz. Önereceğimiz yöntemleri AB de
benimseyebilir” diye konuştu.
Hariri:
Aracı kendi ücretini belirlemeli
Acente ve broker arasında fark gütmediklerini ve aracı
tanımını benimsediğini ifade eden Avrupa Federasyonu Sigorta
Aracıları Başkanı David Hariri, aracıların tek bir
pasaportla tüm AB ülkelerinde iş yapabildiklerini ancak
aracıların yerel kurallara göre oynamaları gerektiğini
söyledi. Hariri, AB direktiflerinde tüketicinin korunmasına
büyük önem verildiğini belirterek, “Müşteriye karşı açık
olunmalı. Ancak tüketiciyi bilgiye boğulmaktan rahatsız
oluyor. Tüketici aracısının onun için her şeyi ayarlamasını
ve aracısına güvenmek istiyor” dedi. BİPAR’ın çok fazla
kaynaktan bilgi topladığını ve bu bilgileri bünyesindeki tüm
derneklere gönderdiğini dile kaydeden Hariri, ayrıca
aracıların tüm pazarlarda pozisyonlarının iyi olduğunu ve
pazar paylarının en az yüzde 50 olduğunu da söyledi. Hariri,
aracıların ücretlerini serbestçe tayin edebilmesi
gerektiğinin de altını çizerek, ücretin kanuna bağlı
olmamasını ve taraflar arasında mutabakata bırakılmasının
doğru olduğunu savundu.
Maesschalck:
Aracının önemi artacak
Avrupa Federasyonu Sigorta Aracıları Direktörü Nic De
Maesschalck, sigortacılığın kanunların etkisine çok açık bir
sektör olduğunu ve kanun yapıcının sektörün verimli
çalışması için bunu unutmaması gerektiğinin altın çizdi.
Avrupa’da yeni risklerin sofistike olduğunu belirten
Maesschalck, “Gelecekte afet ve çevresel riskler, yeni
sorumluluk riskleri büyük artış gösterecek. Bunların dışında
siber risklerin piyasaya etkisini de fazlasıyla
hissedeceğiz. Uluslar arası ticaret ve yatırımlar da artacak
ve alternatif risk transfer metotlarına ihtiyacımız olacak”
dedi. Aracıların Avrupa’nın büyük pazarlarında etkili
olduğunu ve önemlerinin daha da artacağını öne süren
Maesschalck, alternatif dağıtım kanallarının aracılarla
değil, birbirleriyle rekabet ettiğini söyledi. Maesschalck,
müşterinin danışmanlık hizmeti almak için aracıları tercih
ettiğini belirterek, tüketiciye sunulan seçenekler arttıkça,
danışmanlık hizmetinin de gelişmesi gerekliliği üzerinde
durdu.
Metin Tosun:
Yasa beklenen sürede çıkar
Sigortacılık Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Metin Tosun,
AB’de de sektör üretiminin çoğunluğunun acente ile
sürdüğünü, primin yüzde 20’sinin şirket merkezinden, yüzde
10’unun ise bankalar vasıtasıyla üretildiğini söyledi.
Türkiye’de brokerler başına acentelerin 15 kat fazla prim
üretildiğini ifade eden Tosun, sigortacılığın kadercilik ve
ülkemizin ekonomik durumu nedeniyle gelişemediğini ileri
sürerek, “Ancak, kaliteli yaşam beklentisi, bilincin
gelişmesi ve sektöre güvenin artması sektörü geliştirebilir”
diye konuştu. Tosun, yeni sigortacılık yasasının AB’nin de
ısrarıyla TBMM’den beklenen sürede çıkacağına inandığını
söyledi ve yeni tasarıda aracılar açısından asıl
değişikliğin acente tarafında olacağını, çünkü broker
yönetmeliğinin AB’ye uygun olduğunu ifade etti.
Suna Oksay: AB’de aracılara
da serbestlik var
TSRŞB’nin aracılarla ilgili çalışmalar yapmakta olduğunu
bildiren TSRŞB Genel Sekreter Yardımcısı Suna Oksay, bu
çalışmalardan birinin de aracılar kitabı olduğunu söyledi ve
bu kitabın aracılar ve AB direktifleri ile ilgili bilgiler
içerdiğini ifade etti. Oksay, AB tek sigorta piyasasına göre
sigorta şirketlerine tanınan serbestliğin acentelere de
tanındığını dile getirdi ve AB direktiflerinde tüketicinin
korunmasına büyük önem verildiğini söyledi. Oksay ayrıca
aracıların tüketiciye bilgi verme yükümlülüğünden bahsetti.
Meral Ak Egemen:
Direkt satış hızlı büyüyor
Ak Emeklilik Genel Müdürü Meral Ak Egemen, birçok şirketin
çağrı merkezinden satış yaptığını dile getirdi. Maliyet
analizlerinde banka sigortacılığının sigorta şirketlerinin
gözünde önemini artırdığını belirten Egemen, “Bankasüransın
payı hayat sigortalarında Portekiz, Brezilya ve İspanya’da
çok yüksek. Ancak daha gelişmiş piyasalarda bankasüransın
payı o kadar yüksek değil. Sigortacılığın sonradan geliştiği
ülkelerde ise aracılar büyük paya sahip. Dünyanın en büyük
sigorta şirketleri 4-6 arası dağıtım kanalıyla çalışıyor.
Direkt satış ise son on yılda en hızlı büyüyen alan” dedi.
Ertan Fırat: Global trendler
ve aracıların değişen rolü
Daha sonra söz alan Aviva Sigorta Genel Müdürü Ertan Fırat,
dünyada sigortacılık alanındaki pazar yapısını ve rekabeti
değerlendirdi. Marka ve itibarın öneminin giderek arttığını
belirten Fırat, değerler zincirinin bölümlere ayrılması ve
ana faaliyet konuları dışında kalan öğelerin outsource
edilmesi üzerinde durdu. Müşterilerin artık daha çok talepte
bulunduğunu ve yaşanan güvensizliklerle orantılı olarak daha
az sadık olduğunu dile getiren Fırat, demografik trendlerin
ve harcanabilir gelirdeki yükselişin önem kazandığını
belirterek, bu hassasiyetleri göz önünde bulundurarak
çalışmak gerektiğini ifade etti. İngiltere ve Amerika’daki
aracıları örnek olarak inceleyen Ertan Fırat, aracıların
değişen rollerinden bahsederken şöyle konuştu: “Aracılar
daha fazla gelir ve kârlılık elde edecekleri ticari ürün
satışlarına yönelmeye başladı. Özellikle KOBİ ürünleri
satışına yönelme söz konusu. Bireysel ürünlerde ve özellikle
oto sigortalarında klasik arabalar, performans arabaları
sigortaları gibi niş alanlara yönelim var.” Ertan Fırat,
aracıların gelecekteki rolleri hakkında ise “Aracıların
gelecekteki rollerini etkileyecek önemli faktörler var.
Konsolidasyon, ticari ürünlere konsantrasyon, teknoloji,
müşteri davranışları ve niş segmentler bunların arasında
sayılabilir” diye konuştu.
Cemal Ererdi:
İhtisaslaşma artacak
Günümüzde ve gelecekte piyasanın etkilenebileceği gelişmeler
hakkında konuşan AXA OYAK Genel Müdürü Cemal Ererdi, liberal
sistem, rekabetin artması ve tüketicinin bilinçlenmesi gibi
sebeplerin aracıların yeniden konumlanması ihtiyacını
doğurduğunu söyledi. Gelecekteki faktörlerden söz eden
Ererdi, rekabetçi fiyat oluşturma becerisine sahip endüstri,
müşterinin yaşam biçimine uygun daha geniş ve daha yüksek
limitli teminatlar, sigorta şirketlerinin ihtisaslaşması, ve
Avrupa Birliği normları gibi unsurların da altını çizdi.
Gelişen pazarlarda dağıtım kanalları ile ilgili
beklentilerden söz eden Ererdi, “Aracılar arası rekabet
artacak. Aracılar ölçek ekonomisine uygun bir organizasyon
yapısı oluşturacaklar. Böylece büyük aracılar ortaya
çıkacak, aracı sayısı azalacak, sabit maliyetler düşecek ve
acente çalışanlarının uzmanlık seviyesi artacak” diye
konuştu. Aracıların liberal sistemin gereklerine dönük yapı
ve anlayış değişikliğine gideceğini söyleyen Ererdi, belli
sigorta branşlarında ihtisaslaşmanın artacağını da dile
getirdi.
Mert Yücesan: Konumuz
sigortacılık değil,
risk yönetimi olmalı
Sigorta Aracılarının Değişen Türk sigorta pazarındaki gücü
başlıklı oturumun başkanlığını yürüten Türk Sigorta
Enstitüsü Müdürü Ergin Gediz, dünyada sigortacılık alanında
önemli gelişmeler olduğunun altını çizdiği konuşmasında,
alternatif risk transfer mekanizmalarını düşünmekte fayda
olduğunu vurguladı. Oturumda söz alan Sigorta Brokerleri
Derneği Başkan Yardımcısı Mert Yücesan ise sektörün yüzde
60’ını yabancı ortaklı şirketlerin oluşturduğunu
hatırlatarak bu rakamın daha da artacağına inandığını dile
getirdi. “Şirketler bundan sonra birbirlerini taklit etmek
yerine, kendi karakterlerini ortaya koymalı ve farklılık
yaratmalı. Konumuz sigortacılık değil, risk yönetimi olmalı”
diyerek sözlerine son verdi.
Levent Ergun:
Prodüktörlük yasadan çıkarılsın
Yeni yasa taslağının tüm olumlu yönlerine rağmen son anda
yapılan siyasi bir müdahale ile prodüktörlüğün de taslakta
yer aldığını söyleyen TÜSAF Başkanı Levent Ergun,
“Acentelerde aranan kriterlerin aranmadığı sorumlu olmayan
prodüktörlerin kanun taslağından çıkarılmasını istiyoruz.
Prodüktörler acenteye bağlı olsun deniyor. Peki acentenin
komisyonu artacak mı ya da şirketler de pay verecekler mi”
diye konuştu. Ergun ayrıca, acentelerin tüketici ve sigorta
şirketlerinin gözünde gücünü ortaya koymak zorunda
olduklarını ve lisans sahibi olmayan aracı kalmaması
gerektiğini dile getirdi.
Levent Korkut:
Mesleğimize sahip çıkmalıyız
SAB Başkanı Levent Korkut, acenteliği ikinci, üçüncü meslek
olarak görenler olduğunu söyleyerek, “Bizim başka yaşam
alanımız yok. Bundan sonra ancak çok iyi birer taksi şoförü
oluruz. Çünkü bulunduğumuz bölgenin her tarafını mesleğimiz
dolayısıyla çok iyi öğrendik. Dolayısıyla biz bu mesleğe
sahip çıkmak zorundayız. Pazar değişiyor. Artık tüketicinin
ne istediği önemli. Onların istekleri doğrultusunda ürün
gamımızı artırmak ve motor dışındaki branşlarda poliçe
satmak zorundayız. Yanımızdaki satış kadrolarımızı da bu
yönde yetiştirmeliyiz” dedi. Acente eğitiminin önümüzdeki
süreçte önem kazanacağını da söyleyen Korkut, acentelerin
iyi eğitim almamaları durumunda AB yolunda rakiplerle
rekabet edilemeyeceğini ifade etti.
Kaynak: Sigortacı Gazetesi (2006/11/20)
www.sigortacigazetesi.com.tr
|